Yazar / Writer: İrem Şencan (Tasarım & Medya öğrencisi, Aalto Üniversitesi | Design & Media student, Aalto University)
[ In English below / Suomeksi alla ]

Arkkipuudeli, CC BY-SA 3.0 https://creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0, via Wikimedia Commons
7 Mayıs 2026 Perşembe akşamı, Helsinki’nin kalbinde yer alan Rikhardinkatu Kütüphanesi’nde Geleceğe Adım Seminerleri’nin yeni bir buluşmasına ev sahipliği yaptık. Bu özel etkinlikte, birbirinden farklı alanlarda iz bırakmış iki profesyonel ile buluştuk: Gülcan Ozan (mimar ve müzisyen, Lunden Architecture) ve Dilek Ercili Cura (gıda mühendisi, araştırmacı, Valio). İki saatlik bu buluşma, hiç beklemediğim konulara ilgi duymama neden oldu.
Bu seminer, benim için farklı alanların ne kadar ilham verici olabileceğini gösteren çok öğretici bir deneyimdi. Mimarlık ve gıda mühendisliği gibi kendi alanım (tasarım) dışında kalan disiplinlerden gelen iki profesyonelin deneyimlerini dinlemek hem bilgilendirici hem de merak uyandırıcıydı.

Gülcan Ozan’ın özellikle Finlandiya’daki mimarlık kültürü, proje süreçleri ve şehirlerle kurulan ilişki üzerine anlattıkları çok dikkatimi çekti. Mimarlığın yalnızca bina tasarlamaktan ibaret olmadığını, insanların yaşadığı alanları ve deneyimleri şekillendirdiğini öğrenmek zihin açıcıydı. Hem Türkiye’de hem de Finlandiya’da farklı projelerde çalışmış olması, iki ülke arasındaki çalışma kültürleri üzerine yaptığı karşılaştırmaları çok ilgi çekici hale getirdi.
Benim için ayrıca ilham verici olan noktalardan biri de müzik ve kariyer dengesinden bahsetmesiydi. Aktif şekilde müzikle ilgilenirken aynı zamanda yoğun bir mimarlık kariyerini sürdürebilmesi, yaratıcı üretimin aslında tek bir alanla sınırlı olmadığını gösteriyordu. Özellikle yaratıcı alanlarda eğitim alan gençler için bunun oldukça motive edici bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Dilek Ercili Cura’nın konuşması ise benim için Geleceğe Adım Seminerlerinin en şaşırtıcı deneyimlerinden biriydi. Açıkçası gıda mühendisliği daha önce pek ilgimi çeken bir alan değildi. Ancak seminer ilerledikçe anlattığı projeler, geliştirdikleri ürünler, bilimsel çalışmalar ve uzun vadeli hedefler beni gerçekten etkiledi. Özellikle sürdürülebilir gıda teknolojileri, alternatif üretim yöntemleri ve geleceğin gıda sistemleri hakkında yaptığı yorumlar, daha önce hiç düşünmediğim konulara merak duymamı sağladı.
VTT, Solar Foods ve Valio gibi büyük kurumlarda edindiği deneyimleri dinlemek de oldukça öğreticiydi. Özellikle büyük şirketlerde ve araştırma kurumlarında çalışmanın nasıl bir disiplin ve bakış açısı gerektirdiğini çok daha iyi anladım. Sunuş boyunca, Dilek Ercili Cura’nın, yeni nesillere, genç araştırmacılara ve bilgi paylaşımına verdiği önem net bir şekilde anlaşılıyordu. Bu hem etkileyici hem de umut vericiydi.
Bu seminer sayesinde, ilgi alanım dışında kalan konuların ne kadar heyecan ve ilham verici olabileceğini fark ettim. İnsan yalnızca kendi alanına odaklanınca başka konulara karşı körleşebiliyor. Farklı alanlardan profesyonellerle buluşmamızı sağlayan Geleceğe Adım Seminerleri sayesinde, sadece kısa bir sunuşun veya farklı alandan birinin düşünme biçimini görmenin bile insanın bakış açısını genişletmeye yettiğini gördüm.
Hem Gülcan Ozan’ın hem de Dr. Dilek Ercili Cura’nın samimi ve açık yaklaşımı sayesinde seminer yalnızca bilgilendirici değil, aynı zamanda oldukça sıcak ve ilham verici bir buluşmaya dönüştü. Bizlerle deneyimlerini paylaşmak için zaman ayırdıkları ve sorularımıza içtenlikle cevap verdikleri için teşekkür ederim.
Geleceğe Adım Seminerleri, Kulttuurimaja Kamera ry tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) desteği ile düzenlenmektedir.
In English
Gülcan Ozan & Dr. Dilek Ercili Cura Seminar
On the evening of Thursday, May 7, 2026, we hosted a new gathering of the Step to the Future Seminars at the Rikhardinkatu Library in the heart of Helsinki. For this special event, we met with two professionals who have made their mark in very different fields: Gülcan Ozan (architect and musician, Lunden Architecture) and Dilek Ercili Cura (food engineer, researcher, Valio). This two-hour session sparked an interest in topics I never expected to care about.
This seminar was a truly eye-opening experience that showed me just how inspiring fields outside my own can be. Listening to two professionals from disciplines so different from my own was both informative and genuinely thought-provoking.
Gülcan Ozan’s insights on architectural culture in Finland, project processes, and the relationship between buildings and cities really caught my attention. Learning that architecture is not simply about designing buildings, but about shaping the spaces and experiences people live in, was eye-opening. Having worked on projects in both Turkey and Finland, the comparisons she drew between the two countries’ working cultures made her talk all the more fascinating.
Another point I found particularly inspiring was her talk about balancing music with her career. The fact that she maintains an active music life alongside a demanding career in architecture showed that creative output doesn’t have to be confined to a single field. I think this is a genuinely motivating example, especially for young people studying in creative disciplines.
Dilek Ercili Cura’s talk was one of the most surprising experiences I’ve had at the Step to the Future Seminars. Honestly, food engineering was never a field that had interested me much before. But as the seminar went on, the projects she described, the products they developed, the scientific research, and the long-term goals she outlined truly impressed me. Her reflections on sustainable food technologies, alternative production methods, and the future of food systems made me curious about topics I had never thought about before.
Hearing about her experiences at major institutions like VTT, Solar Foods, and Valio was also very educational. I came away with a much clearer sense of the discipline and perspective required to work in large companies and research institutions. Throughout the presentation, the importance she places on the next generation, on young researchers, and on sharing knowledge came through clearly; and that was both impressive and encouraging.
This seminar made me realise just how exciting and inspiring topics outside my own field can be. When you focus only on what you already know, it’s easy to become blind to what’s happening in other disciplines. Through the Step to the Future Seminars, which bring us together with professionals from all kinds of backgrounds, I saw that even a short talk, or simply catching a glimpse of how someone from another field thinks, can be enough to broaden your perspective.
Thanks to the warm and open approach of both Gülcan Ozan and Dr. Dilek Ercili Cura, the seminar was not only informative but also a genuinely welcoming and inspiring evening. I want to thank them for taking the time to share their experiences with us and for answering our questions so sincerely.
